Müstakil Bölümler
Bültene Kayıt Olun!


Devlet içindeki imtiyazlı konumlarına ve büyük nüfuzlarına rağmen, hemen hepsi hayır hasenat konusunda birbirleriyle yarışan Valide Sultanlar, bu hususta padişahları da geçmişlerdir. Bu eserde Valide Sultanlar ve hayır eserleri titiz bir çalışma sonucu bir araya getirilmiştir.Bu kitabın hazırlanma maksadı, 623 sene hüküm sürmüş ve bize sadece gurur duyacağımız bir mazi bırakmış Osmanlı Devleti’nin başına geçen 36 padişahın anneleri hakkında toplu bir bilgi vermektir. Bunu yaparken neseplerini, gerçek isimlerini, doğum ve ölüm tarihlerini, zayıf ve kuvvetli bütün rivayetleri ile ele almak amaçlanmamıştır. Bu hususlarda, halk arasında kabul gören en yaygın rivayetler tercih edilmiştir. Devletin en imtiyazlı makamlarından birinde bulunan bu hanımların daha çok, kendi servetlerini harcayarak yaptırdıkları ve kendilerinden sonraki nesillere bıraktıkları, pek çoğu hâlâ ayakta olan muazzam külliyeler ve diğer hayır eserleri üzerinde durulmuştur.Özünde kadir ve kıymet bilir, vefalı, sadık, mert, insaf ve izan sahibi milletimiz, bu hanımları ve bıraktıkları eserleri, bu çalışma sayesinde toplu olarak inceleme fırsatı bulacaktır.


Osman Gazi’yle devlet olmak, Sultan Murad ile Kosova’ya varmak… Fatih ile İstanbul’a girmek, Mimar Sinan’la farklı kıtalara çil çil kubbeler serpmek… Çaka Bey’le Adalar Denizi’ne, Barbaros’la Preveze’ye, Kurdoğlu’yla Endonezya’ya sefere çıkmak… Merzifonlu’yla Viyana’dan dönüş… ve Budin’in, Nazlı Budin’in elden çıkışı...Bin Atlının Akınları, Osmanlı tarihinden kesitler aktaran, o günlerin üslubunun tadılabileceği anekdotlarla bezeli bir kitap. “Budin’de fare delikleri bile didik didik yağma edildi. Ertesi gün seksen bir cami olmak üzere, bütün Osmanlı eserleri, temellerine kadar yıkıldı. Sefere iştirak eden Marsigli Kontu, birçok cami, saray ve kütüphane dolaşarak bulabildiği kadar elyazması eseri kurtardı. Sonra bunlarla memleketi olan Bologna’da bir müze ve kütüphane kurdu.” “1568 yılında Kurdoğlu Reis’e yeni bir görev verildi: Portekizliler’in çok rahatsız ettikleri Endonezya’ya sefer yapacaktı. Kurdoğlu’nun görevi, Açe’nin yardımına koşmaktı. Kurdoğlu, yirmi iki parçadan oluşan Süveyş Donanması ile kısa zamanda Açe’ye ulaştı. Osmanlı donanmasının Endonezya sularına girdiğini öğrenen Portekizliler çoktan kayıplara karışmışlardı. Kurdoğlu, önce getirdiği fermanı, Açe Hükümdarı’na sundu…”


Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, orijinal tarihî belgelere dayanarak yazdığı Ermeni Tehciri isimli kitabında, ideolojik düşüncelerden uzak durup, tamamen ilmî kriterler ve objektif bilgilerden yola çıkarak, dünya tarihinin en önemli göç hareketlerinden biri olan Ermeni tehcirini ve etkilerinin günümüze kadar sürmesiyle uluslararası planda ciddi krizlerin yaşanmasına yol açan Ermeni meselesini inceliyor.Osmanlı Devleti, önce savaş sahasına yakın yerlerdeki Ermeniler'den başlamak üzere mecburî iskân uygulamıştır. Daha sonra bu nakil, bir kesim hariç tutularak, bütün Ermeniler'i kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Binlerce insanın yerlerinin bir anda değiştirilmesi kolay bir şey değildir. Ancak, kafilelerin hangi güzergâhtan gideceği, toplanma mahallerinin önceden tespiti ve nakilde tren istasyonlarının merkez olarak seçilmesi gibi bütün özellikleriyle Ermeni tehciri, asrın en sistemli yer değiştirme hareketidir.
Müstakil Bölümler
Bültene Kayıt Olun!
Bugün
Hicri:
28 Zi'l-Hicce 1438
Miladi:
20 Eylül 2017

Söz Ola
Nola tacım gibi başımda götürsem daim, Kadem-i resmini ol Hazreti Şahı Rusülün Gül-i Gülzarı Nübüvvet, o kadem sahibidir Ahmeda durma yüzün sür kademine ol gülün..
Sultan I. Ahmed Han
Osmanlılar Twitter